|
NetSec
Güvenlik Bülteni |
|
|
MERHABA |
06/01/2010 |
|
Ayda iki kere yayınlanan NetSec Güvenlik Bülteni’nin
yeni yıldaki ilk sayısı ile karşınızdayız. Bülten Web Adresi: http://www.lifeoverip.net/newsletter/sayi18 Bülten ile ilgili olarak görüş ve düşüncelerinizi
lütfen bizimle paylaşın. Linkte hem istatistiklerimiz hem de yorum ve
düşüncelerinizi paylaşabileceğiniz bir yazı bulunmaktadır. http://blog.lifeoverip.net/2010/01/05/netsec-guvenlik-bulteni-2009-istatistikleri/ “NetSec Güvenlik Bülteni Ağ
Güvenliği Listesi Netsec 'in üyeleri tarafından
hazırlanmakta olup herkesin katkısına açıktır. Amacımız değişken güvenlik
dünyasının farklı alanlarını yakından takip eden arkadaşların geçtiğimiz
hafta içerisinde dikkatini çeken güvenlikle ilgili haberler, yazılar,
araçların paylaşımıdır.” Bülten İçeriği KRİTİK SEVİYE
GÜVENLİK AÇIKLIKLARI YENİ ÇIKAN/GÜNCELLENEN GÜVENLİK YAZILIMLARI -GSM’in güvenlik şifreleri kırıldı -Yahoo Mail Classic
XSRF http://seclists.org/fulldisclosure/2009/Dec/435 -Güvenlik Tehditleri
2010'da, Mobil'e ve Dosya Paylaşımına Yönelecek http://turk.internet.com/haber/yazigoster.php3?yaziid=25953 -Güney Kore'nin askeri
planları ele geçirildi! http://www.chip.com.tr/konu/cok-gizli-belgeler-hacklendi-iste-planlar_17281_2.html -Citibank’ı
Rus ‘hacker’lar soydu! http://www.socialnewsturkey.com/2009/12/24/citibanki-rus-hackerlar-soymus/
-Microsoft IIS File
Parsing Extension Vulnerability http://isc.sans.org/diary.html?storyid=7810 -PDF Exploit http://isc.sans.org/diary.html?storyid=7867 -Context App Tool -John the
Ripper 1.7.4 versiyonu çıktı http://freshmeat.net/projects/john -Web
uygulama güvenliği test yazılımları http://baoz.net/web-security-tools-collection/ -L0PHCRACK
V6.0.8 RELEASED http://www.security-database.com/toolswatch/L0phcrack-v6-8-released.html -Snort
2.8.5.2 çıktı. http://www.net-security.org/software.php?id=112 -Splunk
4.0.8 released IT kaynaklarında arama,analiz etme,uyarı ve önermelerin olduğu
açık kaynak bir araç http://www.net-security.org/secworld.php?id=8672 -OpenScap 5.6 çıktı http://www.security-database.com/toolswatch/OpenSCAP-v0-5-6-released.html Yazılım adı :SwfScan Günümüz
internet sitelerinin vazgeçilmezleri arasına giren flash uygulamaları zaman
zaman ciddi güvenlik risklerini de beraberinde getirmektedir. Özellikle
güvenlik bilinci yerleşmemiş yazılımcıların flash kodlarının gizli olduğunu düşünerek
bazı kontrolleri istemci tarafında gerçekleştirmesi ya da user/pass
bilgilerini flash dosyalarının içerisine gömmeleri sık rastlanılan güvenlik
hatalarındandır.
Kullanımı: Flash
dosyası açıldıktan sonra doğrudan kod incelenerek zaafiyet tespiti
yapılabilir ya da Swfscan ile birlikte gelen basit güvenlik kontrolleri
doğrudan kod üzerinde çalıştırılabilir. Güvenlik kahvesinin
bu haftaki konuğu Symantec Güney Doğu Avrupa ve Türkiye Bölge Teknoloji
Müdürü Burak SADIÇ NGB:
Kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz? Burak
SADIÇ: 1973 Ankara
doğumluyum. 1991’de Ankara Atatürk Anadolu Lisesi ve 1995’te de ODTÜ
Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümünü bitirdim. Üniversite sonrasında
sırasıyla PDI-Erkom, Siemens, Meteksan, Koç.net ve Innova’da görev
yaptım. 2003 yılında
çalışmaya başladığım Symantec’te şu andaki görevimde Güneydoğu Avrupa ve
Türkiye’de 12 ülkeyi kapsayan bölgedeki teknoloji danışmanlarından oluşan
ekibi yönetmekteyim. Bilim Kurgu ve Fantazi, Fotoğrafçılık ve Doğa Sporları
temel hobilerim ama iş temposu ve iş seyahatlerinden dolayı bunlara artık çok
zaman ayırabildiğimi söyleyemem. Aynı şekilde
zamanında lisanslı olarak Basketbol ve Karate ile uğraşmıştım ama fırsat
buldukça açık havada koşmak ve basit egzersizler dışında sporu da oldukça
ihmal ettim son senelerde. NGB:
Güvenlik işine nasıl bulaştınız? Burak
SADIÇ: Güzel bir soru,
cevabı için biraz geriye gitmem gerekli. 80’li yıllarda bilgisayarla
tanıştıktan sonra bilgisayarın hayatıma yerleşmesi ve bu konudan para
kazanmaya başlamam üniversitede oldu. Öğrenci bilgisayar laboratuvarlarında
gözetmenlik yapmak vs. derken bilgisayar ve network’ler hayatımın bir parçası
haline geliverdi. Lynx ile Internet’te dolaşırken (ki o zamanlar tüm
Türkiye’nin Internet çıkışı ODTÜ’den ve toplamda 4 Mbps idi) bir gün Mosaic
çıktı ve sistemlere onu da kurduk, ve tabii ki Linux çıktı ve 10’larca floppy
ile ilk slackware tecrübemi yaşadım. 1995 yılında üniversite bittiğinde
niyetim Elektronik Mühendisliği yapmaktı ama bölümde bir uzman mühendis
kadrosu açığa çıktı ve bana teklif gelince kampüs hayatının cazibesine
kapılıp network adminliğine başladım. Novell ve Solaris
ağırlıklı güzel bir admin tecrübesi yanında bu ilk profesyonel iş bir bakıma
kariyerimin gideceği rotayı da şekillendirdi. Peki güvenlik alanına ne zaman
odaklandım? Sistem ve network yöneticiliği sırasında gayri ihtiyari olarak
işin güvenlik bacağıyla da uğraşıyordum ama işim hiç bir zaman güvenlik
olarak tanımlanmamıştı. Meteksan’da çalışmaya başladığımda ise sene 1999’du
ve yavaş yavaş kurumsal güvenlik önemli bir pazar haline dönüşüyordu. O
günlerde şirkette çıkan bir ihtiyaca ben cevap verdim ve kısa bir zaman
zarfında network ve sistem alanından tam zamanlı olarak güvenliğe kaydım,
zaman geçtikte de kesinlikle en doğru seçimi yaptığımı gördüm (Ki eşim de o
dönemde bu seçimimi destekleyerek kararımın kesinleşmesinde önemli katkıda
bulundu). Güvenlik alanının kendini geliştirmeye gayet müsait bir alan olması
ve tek bir alan gibi görünmesine rağmen hemen hemen tüm bilişim teknolojileri
hakkında fikir yürütebilmeniz gereken geniş bir alan olması bu seçimde en
önemli etkenlerdi. NGB:
Turkiye'de bilgi guvenligi konusunu degerlendirebilir misiniz? Burak
SADIÇ: Öncelikle bardağın
dolu tarafına bakalım: Türkiye bundan 10 sene öncesine göre kesinlikle daha
iyi bir noktada. 2000 öncesinde güvenlik kavramı insanlara bilim kurgu gibi
gelirken şimdi ismi konmuş bir şekilde güvenlikle uğraşılan, bu konuya
adanmış elemanlar çalıştırılan ve şirketlerde güvenlik bölümleri kurulan bir
dönemdeyiz. Tabii ki hala kat edilmesi gereken çok yol var, hala çoğu kurumda
güvenlik kurumsal stratejinin entegre bir parçası değil ama bu da yavaş yavaş
olacaktır. Türkiye’de kurumsal yönetim yapılarına çok ender rastlandığı için
güvenlik gibi kritik bir bileşenin de bu tip patron şirketi
organizasyonlarının içinde yerini bulması zor olabiliyor. Bu yüzden başına
bir problem gelmeyen hiçbir kurumda güvenlik de üst seviyede konuşulamıyor.
Kurumların güvenlik çalışanları ve hizmet sunan şirketler de bu konuda bir
miktar suçlu sayılabilir; çünkü güvenliğin tamamlayıcı ve hatta kurumun çoğu
yenilikçi iş koluna atılmasına imkan verecek güveni sağlayıcı rolünü ön plana
çıkaran yaklaşımlardansa genelde “bunu yapmazsan başına kötü şeyler gelir”
yaklaşımı hakim. Halbuki güvenliğin kuruma kattığı artı değerleri
gösterebilirsek o zaman bu konudaki yatırımlar da patronlar için bir külfet
değil daha fazla kar için gerekli yatırımlar haline dönecektir. Yabancı
ülkelerden bazılarının güvenlik alanında bize göre daha ilerde olmasının bir
başka sebebi de kanun ve düzenlemeler. Sarbanes-Oxley ve Basel sayesinde
uyumluluk ve güvenlik için önemli yatırımlar kolaylıkla yapılabiliyor, çünkü
direkt kurum üst yönetimlerini de etkileyen yaptırımlar söz konusu.
Türkiye’de de TSE 27001 ve 5651 bu konuda yatırım yapmak için bütçe
alınmasını kolaylaştırıyor. Burada kurum güvenlik çalışanlarına düşen ise bu
tip standart ve düzenlemeleri en yalın şekli ile üst yönetimlere aktarmak ve
bu şekilde alacakları bütçeleri olabildiğince verimli kullanmak olacaktır. NGB:
Türkiye’de yerli güvenlik yazılımı üretimi için görüş ve önerileriniz
nelerdir? Burak
SADIÇ: Hem ticari bağımsızlık
hem de milli güvenliğimiz açısından yerli güvenlik yazılımlarımız kesinlikle
olmalı. Fakat yerli girişimcilerimiz de bir yazılım geliştirirken hedeflerini
iyi belirlemeliler. Bu yazılım güvenlik açısından hassas kamu kurumları için
mi geliştirilecek yoksa kamu ve özel sektörün tamamına mı pazarlanacak? Bu
her kurumda halihazırda zaten yatırım yapılmış temel güvenlik yazılımlarına
bir alternatif mi olacak, yoksa bakir bir alt konudaki yenilikçi bir yazılım
mı olacak? Ve tabii ki hedef sadece Türkiye pazarı mı olacak? Bu hedef iyi
şekilde belirlenir ve pazar araştırması iyi yapılırsa yerli üreticilerin de
başarılı olmaması için bir sebep yok. Güvenlik konusunda hassasiyeti yüksek
kamu kurumlarına özel tasarlanan bazı yazılımlar için devletin desteği
gerekli olabilir ama genel piyasa kullanımına sürülmesi planlanan ürünler
için olabildiğince bağımsız, özerk ve global bir strateji ile yola çıkılması
başarı şansını arttıracaktır. NGB:
Türkiye’de bilgi güvenliği konusunu daha ileri seviyeye taşımak için
önerileriniz nelerdir? Burak
SADIÇ: Farkındalık,
farkındalık, farkındalık. Güvenlik konusunun kara büyü olmadığı, iş
süreçlerini baltalayan bir konu değil tam tersi bazı riskler göze alınamadığı
için devreye alınamayan hizmetleri ve yatırımları, riskleri kabul edilebilir
seviyeye indirerek uygulanabilir hale getirdiği, “bilgi” güvenliğinin bir
bilgi teknolojileri sorunu değil, kurumun yönetim seviyesinde ele alınmasının
gerekli olduğu gibi temel kavramlar konusunda her mecrada ve her seviyede
bıkmadan bilgilendirme yapılmaya devam edilmeli. NGB:
Türkiye’de siber güvenlik ile ilgili bir kurumum ihtiyacına inanıyor musunuz? Burak
SADIÇ: Ülkeyi hedef alan
bir tehdide karşı ya da global bir tehdidin yansımalarına karşı kurumlar üstü
bir koordinasyon merkezi kurulması çok önemli. Ama bu merkezin de özel ya da
kamu demeden ülkede konunun tüm muhattaplarıyla iletişime açık olması, her
kesimden yorum ve görüş alabilecek daha geniş bir organizasyon yapısı
ve sistemle hizmet vermesi de bu kurumun verimliliği için çok önemli. Şahsen
Internet gezginimi açtığımda “Türkiye’deki tehdit durumu budur” diye anlık
bir görüntü alıp, gerektiğinde bu tehditlerin detayına inebileceğim
yönlendirmelerin yapıldığı bir portal olmasını çok isterim. NGB:
Bu ise yeni baslayanlara neler onerirsiniz? Burak
SADIÇ: Bugün ve benim
güvenlikle uğraşmaya başladığım zamanlar arasında önemli farklılıklar var.
1990’larda bu konu ülkemize yeni yeni geldiği için kişiler güvenlik alanına
girmeden önce farklı alanlarda uzmanlaşmıştı. Bu da bu kişiler güvenlik
alanına girdiği zaman onlara önemli avantajlar sağlıyordu. Şimdi ise çalışma
hayatına yeni atılmış gençlerin hemen güvenlik uzmanı olmasını bekleniyor. Bu
beklentinin ne kadar gerçekçi olduğu tartışılır ama tartışılmayacak tek şey
bu alana girmek isteyen kişilerin bir kurumda bilginin yaşam döngüsü hakkında
bilgi sahibi olması gerekliliği. Fiziksel güvenlikten bir örnek vermek
gerekirse eğer bir kişinin yakın korumalığını yapacaksanız öncelikle o kişiyi
ve davranışlarını tanımalısınız, ki onu tehditlere karşı koruyabilin. Tabii
bu bilgi işletim sistem, iletişim ağı, veritabanı ve uygulamalar yanında
kurumdaki bölümler ve iş süreçlerini de kapsamalı. Tek bir alan seçip o
alanda uzmanlaşmaya gitmeden önce genel bir bakış açısı kazanmak yeni meslektaşlarımıza
kariyerlerinin ilerleyen bölümlerinde çok faydalı olacaktır. NGB:
Sizce 2015 yilinda bilgi guvenligi dunyasi hangi konulari konusuyor olacak? Burak
SADIÇ: Kristal küremize
göz atalım... İşin teknoloji
tarafına bakacak olursak artık kurumlar bilgi teknolojileri altyapısını
korumanın yanında bilginin kendisini de korumalı. Mobil iletişim ve
taşınabilir cihazların yaygınlığı kurumsal sınırların yavaş yavaş kaybolması
anlamına geliyor. Bu alanda yeni popüler olmaya başlayan teknolojilere bir örnek
olarak veri sızıntısı önleme teknolojileri hemen hemen tüm kurumun
ilgilendiği ve incelediği çözümlerin başında geliyor. SaaS ve Cloud Computing
çok hızlı gelişiyor, bu gelişmeler de kişilerin altyapıyı hemen hemen hiç
düşünmeyip, bu yatırımı kurum içinde yapmaktansa tamamen dışardan hizmet
olarak alıp, bilginin kendisini korumaya odaklanmasına yardımcı olacaktır.
Teknoloji kısmını bir kenara bırakacak olursak bilgi güvenliği de dünyadaki
sosyal ve ekonomik gelişmeleri takip edecektir. Her krizde olduğu gibi son
krizin de peşinden kurumların daha sıkı denetim altında olması için yeni
standartlar, düzenlemeler ve kanunlar çıkmasının yanında mevcut olanların da
daha çok önemsenip benimsenmesini beklemek yanlış olmaz, yani
compliance/uyumluluk iyice ön plana çıkacaktır. Ve tabii terör ve asimetrik
savaş tehdidi ile beraber siber güvenlik ile bilgi güvenliği iyice birbirinin
içine geçmeye devam edecek gibi görünüyor. NGB:
Güvenlik sertifikaları konusunda ne düşünüyorsunuz? Burak
SADIÇ: Sertifikanın
kendisi değil ama sertifika için sarfedilen emek ve bu emeğin kişinin o alana
ilgisini göstermesi önemli kriterler. Herhangi bir sertifikanın ya da
sertifikalar grubunun bir kişinin işe alınması için yeterli olacağını
sanmıyorum (En azından ben eleman değerlendirirken öyle düşünmüyorum) Ama
işverenle ilk görüşmeye gidebilmek ve insan kaynaklarının ön elemesinden
geçip pozisyonun yöneticisi ile görüşebilmek için sertifikalar önemli rol
oynayacaktır. Özellikle de sektörde yeni ve başvurduğu pozisyon ve kurum için
referans gösterebileceği ilgili tecrübesi ve bağlantısı olmayan adaylar için
bu önemli bir faktör olabilir. Örneğin bugünlerde ekibimizin Romanya
bacağında çalışacak, güvenlik alanında uzman bir danışman arıyorum ve insan
kaynakları ekibine aradığım kişiyi tariflerken olası bazı sertifikalardan da
bahsettim. CISSP, CISA ve
CISM; genel güvenlik, denetim ve güvenlik yönetimi alanlarında güzel
sertifikalar ve sahip olan kişinin sahip olması gereken minimum bilgi
seviyeleri oldukça güzel tanımlanmış. SANS ise yukarıdakilere benzer
sertifikalar yanında daha detaylı uzmanlıklar için (SANS Firewall vb.)
alternatifler sunabiliyor. Sertifikaların
başka bir avantajı da güvenlik sektöründe ortak bir dil ve bilgi seviyesi
yaratmaya yardımcı olması. Aynı sertifikaya sahip olan bir kurum çalışanı ve
ona hizmet sağlayan şirket çalışanının ortak paydalarda anlaşması ve aynı
teknik dili konuşması daha kolay olabiliyor. NGB:
Karşılaştığınız en ciddi/kritik güvenlik problemi nedir? Burak
SADIÇ:En ciddi/kritik demek
doğru olmaz ama en ilginç tecrübelerimden birisi olarak ağır bir saldırıya
uğrayan bir kurumun BT yöneticisinin “neme lazım, ben işimi sağlama alayım”
mantığıyla mesai bitiminde eve gitmeden önce sunucularını kapatması örneğini
verebilirim. Gece hizmet vermemek o gün yaptıkları risk hesaplamasında daha
mantıklı bir seçim olarak görünmüştü diye tahmin ediyorum J NGB:
Bilgi güvenliğiyle ilgili en son okuduğunuz kitap hangisidir? Hangi
kitap/kitapların okunmasını tavsiye edersiniz? Burak
SADIÇ: Sırada Peter
Bernstein’ın “Against the Gods” adlı risk üzerine kitabı var, bu haftasonu
okumaya başlayacağım. Bruce Schneier’ın
“Secrets & Lies” ve Ross Anderson’un “Security Engineering” kitaplarından
çok keyif almıştım. Harold Tipton ve Micki Krause’un “Information Security
Management Handbook” serisi ise kesinlikle güzel bir derleme ve güvenlik
alanına geniş bir bakış açısı kazanmak ve bunu korumak isteyenlerin
kesinlikle faydalanabilecekleri bir kaynak. NGB:
Bilgi Güvenliği dünyasındaki kahramanınız(örnek aldığınız kişi) kimdir? Hangi
özelliğinden dolayı? Burak
SADIÇ:Kahramanım ya da
örnek aldığım kişiler demek biraz abartılı olur ama Marcus Ranum, Lance
Spitzner ve Bruce Schneier güvenlikle uğraşmaya başladığımda yazdıklarını
okuyup feyz aldığım kişilerin başında geliyor. NGB:
Güvenlik dünyasında en fazla kullandığınız yazılım hangisi? Burak
SADIÇ: Son yıllarda
giderek daha fazla zamanım yönetimle uğraşarak geçtiği için kullandığım
yazılımlar da haliyle son kullanıcı yazılımlarına dönüştü. Yani Symantec Endpoint
Protection. NGB:
Bilgi güvenliğiyle ilgili hangi blog/sitelerin takibini önerirsiniz? Burak
SADIÇ: SecurityFocus,
Schneier on Security ve SANS Internet Storm Center. NGB:
Tekrar seçme şansınız olsaydı yine bilgi güvenliği alanını seçer miydiniz? Burak
SADIÇ: Evet. Bu
alana girmenin bana gerçekten de güzel bir bakış açısı kazandırdığını ve iyi
bir kariyer imkanı sunduğunu söyleyebilirim, konunun gayet eğlenceli olması
da cabası. NGB:
Zaman ayırarak röportajımıza katıldığınız için teşekkür ederiz. -Bilgi Güvenliği
Semineri -Ağ ve Bilgi Güvenliği
Konferansı 5-6
Şubat 2009 -Akademik
Bilişim 2010 10-12
Şubat 2010 [Güvenlik Eğitimleri
] -Web
uygulama güvenlik testleri eğitimi -13 Mart 2010 http://www.guvenlikegitimleri.com/new/web-uygulama-guvenlik-testleri-egitimi-13-mart-2010 [Yarışma] [Anket] -AnkaSec '09
sunum dosyaları -Scapy -Yard.Doç.Dr.Özdemir
: Hakkını Arayan Bilinçli Vatandaşlar Kişisel Gizliliği Sağlar - 1 http://turk.internet.com/haber/yazigoster.php3?yaziid=25973 -Nmap,
Unicornscan ve Hping ile performans testleri http://blog.lifeoverip.net/2009/12/26/nmap-unicornscan-ve-hping-ile-performans-testleri/ -Conficker
tehdidi unutulmuş olabilir ama hala devam ediyor http://www.olympos.org/haberler/botnet/conficker-tehdit-shadowserver-rapor-5959.html -Network ve
Güvenlik Mühendisi http://www.yenibiris.com/dsg_ik_ve_danismanlik/network_ve_guvenlik_muhendisi/236534.ilan -VB.NET Developer Arıyoruz http://ferruh.mavituna.com/vbnet-developer-ariyoruz-oku/
Güvenlik
E-bülteni #18'ye katkıda bulunanlar: Huzeyfe ÖNAL, Ömer
ALBAYRAK
Eski
Sayılar . |
|